Atina Depresyon Günlükleri Episode 1

Filed under:Anı — posted by admin on May 2, 2007 @ 11:54 pm

YAZI 1 : 21.01.07

90’lar Seattle ruhu Atina’da ölmüş bitmiş.İstanbul’da devam ediyor şu an o ruh.Burada sokaklarda o havayı hissedemiyor insan.Bir iş sahibi olma zorunluluğu hissediliyor.Gençler hafif kasıntı.Hepsi sarma sigara içiyor,clublara takılıyor.Bir iki kere grunge modunda yürüdüm de deliymişim gibi baktılar.Benim tarzım buraya yabancı.Uzun saç tikilerin elinde.
Yaşlanıyorum bu arada,gittiğim yerlerde kendimi ‘amca’ gibi hissediyorum.Çok enteresan.Turistmişim gibi takılıyorum,zaten öyleyim.Rumca bildiğim halde İngilizce konuşuyorum büfelerde.Dedikodular aldım sevgilisinden ayrılan olmuş…Hani aşkım canım cicim…Hepsi osuruk…Ahahaha inanmıyorum aşk kavramına.Yüksek derece hoşlanmak sadece olay…

YAZI 2 : 21.01.07

Yabancı olmak…Hiç bilmediğin bir çevrede,dilini yarım yamalak ya da hiç anlamadan oturmak…Bunlar o çevreye yabancı olduğunun göstergesi değil….Kendi çevrende kendini yabancı hissetmek…Asıl seni anlamayan insanların içinde olmak,düşüncelerini,dertlerini anlatamamak…bunlar yabancı hissettiriyor insana kendini…Atina’da bunu anladım…
Yabancı olmak bir kavram değil…Bir his…Yabancı olduğunu hissettiğin zaman yabancı oluyorsun..Ben bunu İstanbul’da yaşıyorum işte…Okulda,evde,çevremde…Yabancı olmak bir sözlük anlamı değil,bir his….Yabancılaşmak her şeye koyuyor bir yerde demiş sanatçı…..

( Bu yazıyı yazarken neden bu kadar kötü hissetmişim hatırlamıyorum)

YAZI 3 : 21.01.07

Atina’da değişik bir yere geldik….Canlı müzik var.Sahnede kendini Ricky Martin sanan bir eleman….Gülecem gülemiyorum..Ne yazıyorum diye bakıyorlar…ahahaha ‘Nah anlarlar’ !!!…Bu arada bir yunan müziği tespiti : La Sol Fa Mi ….Herkesin eşlik edeceği,kulaklara kazınacak bir bestenin yolu bu 4 akordan geçiyor.Çok ilginç diyeceğim ama o kadar ilginç değil.Sahne düzeni çok hoş,ışıklandırmalı….Dansçı hatunları beğendim,takdir ettim.Sarı kafa alayı ama olsun….Şimdilik bu kadar…

Eskiden hazırlamış olduğum bestemin sözleri: DAYATMA VAATLER

Filed under:Beste Şiir — posted by admin on @ 8:33 pm

Ocak 2007′de tedaviye başlamadan önceki depresyon halimle yazdığım bestem….Müziğini ayrıyeten kaydedeceğim siteye…

DAYATMA VAATLER

Dayatma hayatlar peşinde,
Koşmak nereye kadar…
Duysam tanırmıyım içimdeki sesimi
Görmek istediğimi görememek
Nereye kadar….
İçim kan ağlıyor,son damlasına…

Yabancılaşmak her şeye
Koyuyor bir yerde…
Uzaylı gibiyim tüm çevrede
Anlamsız bakışlar üzerimde
Mantıksız sesler gitmiyor kulağımdan…
Bu bir isyan anı,
Sabaha bir şeyim kalmaz.

Dayatma her şey dayatma..
Dayatma vaatler dayatma…

Koşmak nereye kadar…
İsyanlar nereye kadar…

12.01.2007
2mi3

Decameron hakkında…Fikir edinin,sararsa alın okuyun

Filed under:kitap inceleme — posted by admin on @ 4:33 pm

Giovanni Boccacio’nun kocası ticaret için uzaklara gitmiş kadınların sıkılmaması için yazdığı Decameron İtalyanca olarak yazılmış ilk kitap olma özelliği taşır.Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi Decameron ,10 GÜN demek…Peki kitapta ne olup bitiyor…Neden 10 gün…
Veba salgınından kaçan 10 gencin 10 günlüğüne bir eve sığınıp hergün birer hikaye anlatarak günde 10 hikaye dinledikleri bir durum söz konusu kitapta..Tabii kitabı bitirdikten sonra biz de o gençler gibi toplamda 100 hikaye okumuş oluyoruz….Hikaye konuları hergün değişiyor..Seks,din,romantizm,sahtekarlık gibi günün konularıyla karşılaşmak mümkün.
Herkese tavsiye ettiğim ,okumaktan çok zevk aldığım bir kitaptır…Bloguma niye eklediğime gelince,benim için çok önemli bir yeri olan bu kitabın daha fazla insana ulaşmasını istediğim için….:)



image: detail of installation by Bronwyn Lace