Silinmek gibi….

Filed under:Beste Şiir — posted by admin on October 29, 2007 @ 7:10 pm

Gün gelsin,
Ortadan öyle bir şekilde kaybolayım ki,
Ne arkamdan beni arayan olsun ne de soran…
Hatırlamasınlar bile beni…
Kayıdım olmasın hiçbir yerde…
Ne doğum belgesi,ne nüfus sureti…
Ailem bile bilmesin beni…
”Bizim hiç çocuğumuz olmadı ki” desinler…
Eski sevgililerim yeni sevgililerine bir eksik söylesinler
Daha evvel kaç kişiyle birlikte olduklarını
Bir tane resmim bile kalmasın,
Kendi kendilerine yok olsunlar.
Üzerine bastığım canlılar bile tekrar dirilsin,
Sanki hiç üstlerine basmamışım gibi…
Buraya hiç gelmemişim gibi,
Herşeyden silinmek gibi…

Dimitri Daravanoglu
(29.10.2007)

Karanlıktan Sonsuzluğa……

Filed under:Kısa Öykü — posted by admin on October 24, 2007 @ 12:33 am

Karanlık bir denizden çıkıp,sonsuz bir boşluğa doğru uçmaya başladı…Gözleri görmüyor,kulakları duymuyor…Sadece içindeki sıkıntısı terk etmedi onu…Görmesi ve duyması gereken birşey de yoktu zaten…Gittikçe ilerledi..Nereye gittiğini bilmiyordu,ama tahmin edebiliyordu…Sonsuzluğun bir sonu olmalıydı…Ya gene karanlık bir denize dönüşmesi gerekiyordu,ya da rengini bilemeyeceği bir duvarla sonlanacaktı…Çevresinde kimse yoktu…Belki de vardı ama o hissetmiyordu…Karanlık denizlerdeyken çevresi kimselerle doluydu,hiç kimselerle….Ne işe yarıyorlardı ki…Şu an yanında götürdüğü tek sıkıntısını bile o hiçkimseler sokmamış mıydı içine?…Gitti,gidebildiği kadar gitti sonsuzlukta…Geri dönüp bedenine haber edecekti,sonsuzluğun sonunu…Böylece gözlerine ve kulaklarına tekrar kavuşacaktı..Onlarla rengini,biçimini görecekti sonun…Yükseldi,yükseldi ve yükseldi…Bir daha geri dönmedi…Bedeni çürüdü,gözler ve kulaklar bir daha kullanılamayacak hale geldi…Belki de dönmüştü de onları öyle görünce geri gitti…İçindeki sıkıntıya ,sonun ne olduğunu görememesi de eklendi belki de ….Belki de hala gidiyor…

(24 Ekim Çarşamba 02:22′de yazdım…)

Maaadeee in Cıııhınaaa

Filed under:Anı — posted by admin on October 20, 2007 @ 12:47 am

—-Çocukluğunuza inelim Dimitri Bey,5,5-6 yaşlarınıza…ne görüyorsunuz anlatın?

— Küçüğüm; 5.5 yaşında….Tuvaletin kapısını kapatıp kakamı yapıyorum ,korkuyorum..Dolayısıyla tuvalet kapısı açık…..Annemin bi şarkıyı ağırçekime alıp,”Bunlar apartman boşluğundaki cinlerin sesleri baaak” demesinden sonra,uzun süre tırstım o evde…Taaa ki ses kayıt cihazını keşfedip,ağır çekim butonunu öğrenene kadar……Tuvaletteyim…Ikınıyorum…Iıııhhhh..ıııhh…Okuyabiliyorum…Evet tam karşımda,holde duruyor…Zibro Kamin….Zibro Kamin….Maadee in Cııhıınaaa….Emektar gazlı sobamız…Kışları salonda,sıcak havalarda holde dururdu….Zibro Kamin..Üstünde çorba,kestane,çay herşey ısıtılır…Arada mandalina kabuğu konulur,yandıkça güzel kokar…Zibro Kamin…Maaaade in Cııhııınaaa…Böyle yazardı sol alt köşesinde….Okumayı biliyordum..Ama İngilizce bilmiyordum…Ama maaade in Cıııhınaa’nın ”Çİn’de yapılmış” anlamında olduğunu gene bir ıkınırken okuma anında anlamıştım….O sırada babam geçiyor önümden….Benim ayaklar yere değmiyor…Bi yandan onları sallıyorum…İşim bitiyor…Hemen temizlenip,koşarak salona geliyorum…Kulağımda şu şarkı..”Bir zamanlar bir köyde,yaşarmış bir DUNGANGA,alırmış çocukları atarmış sepetine…yaparmış hep DUNGANGAAA DUNGANGAAAA…..”

(Gerçekten yaşanmış bir olaydır bu,5-7 yaş aralığım bu korkuyla geçti) …..

Neden bu filmin son sahnesi beni ağlatıyor…..

Filed under:film inceleme — posted by admin on October 13, 2007 @ 4:29 pm

Türkan Şoray,Bulut Aras,Sener Sen,İlyas Salman,Adile Naşit gibi önemli isimlerin oynadığı ”Sultan” isimli filmde (Şener Şen deyişiyle Tultan ) bir final sahnesi var ki 1996′dan beri her izlediğimde ağlamaya başlıyorum….

Sahne şöyle: Minibüs şoförü çapkın Kemal,Sultan’ın arkasından koşar..Elinde bir kutu vardır…Sultan ona gelmemesini söyler ,taş atar…Kemalin kaşına gelir kan akar…O sırada Kemal’in Sultan’a bir bakışı vardır ki…Birinci darbeyi orda alıyorum işte…Ardından kavga etmeye başlarlar…Sonra o kutu birden Kemal’in elinden fırlar,havalanır ve içinden gelinlik çıkar…Sultan şaşırmıştır…Dimitri ağlamaktadır….:)

Geliyorum kendime sorduğum soruya…Niye 12 yaşımdan beri o sahnede her seferinde ağlıyorum ve her seferinde annem beni ağlarken yakalıyor ve niye her seferinde ‘’salak gene mi ağladın” diye soruyor ve niye her ağlama sonrasında ”ahahaha gene ağladım lan” diye kendimle dalga geçiyorum…Bunun sırrını çözeceğime yürekten inanıyorum…Belki reenkarne olmuşumdur da önceki hayatımda evlilikten dönmüşümdür falan..Bilemiyorum….

Narsist…….06.09.2006 saat 03:19 da yazıp bestelemişim….

Filed under:Beste Şiir — posted by admin on @ 2:47 am

NARSİST

Hayatımdan gidişiniz
Yıldız kayması gibi oldu
Dilek tuttum ardınızdan
Bir daha sizi görmemek için

Yaşayamam sandınız dimi beni?
Bakın işte buradayım..
Kendime kadeh kaldırıp
İçkimi yudumlamaktayım

Kime ne dediğimden kime ne
Hislerim çekilmiş size ne

Belirli standartlar doğrultusunda
Olmaktan bıktım,kime ne
Özlemek zorunda değilim ki ben sizi..
Kendime aşığım belki,bundan kime ne….

(Kafayı da çekmemiştim gerçi o günü …:) )

Cevahir’de Varoş olmak….

Filed under:Sinirli Eleştiri — posted by admin on October 11, 2007 @ 5:48 pm

Bayram harçlığını kapmış,cicilerini giymiş kopiller ‘velevüleeeeee züüürrrrtttt” gibisinden sesler çıkararak etrafta koşuşuyolardı…Merdivenlerden koşarak çıkıyorlar…Mağazalarda herşeyi elliyorlar…Kimisi ergen olmuş ”Gidek de bi sigara içekkk laannn” diye konuşuyorlardı aralarında…Amerikan polisinin kahvesini aldığı,bizim burda entel işi olan Starbucks bile kopillerden nasibini almıştı..”abi abiiii kahve var mı abiii?” ….

Ama günün en süperini söylüyorum…Yeni rakı amblemli gömleğiyle tiki çakması kız arkadaşını cevahire getiren süper ötesi insan….Evet kendisine hayran kaldım..Arkadan gayet ciks duran ama döndüğünde yeni rakı fabrikasında çalışıyorum ben gömleğiyle dolaştığı anlaşılan abiye soruyorum….”Hocam bir t-shirt niye almadın evden,tuvalette değiştirirdin….Bak hem hatun kişi de ciks gözükmeye çalışıyor” Yazık günah değil mi onca emeğe…..

Keşke insanları sınıflandırmak zorunda kalmasaydım….Ama elimde değil,maalesef İstanbul’da sokağa çıktığım zaman ‘Metalci,tiki,rapçi,varoş,sosyetik,fakir,zengin…” gibisinden kavramları aklıma getirmemem imkansız oluyor….He bu arada metalciler tikiler rapçiler de kendi aralarında kategorilere ayrılıyor..Çakma metalci,harbi metalci,varoş rapçi,harbi rapçi gibi….

Cevahir’de gerçeklerle karşılaştıktan sonra darallar gelmeye başladı…Böyle gözlerim döner gibi oldu…Lütfen dokunmayınız diye kocaman yazılmış olan inek heykellerinin üstüne çocuğunu oturtmuş amcaları görünce iyice geldiler…Attım kendimi sokağa direkt,taktım kulaklıkları hızlı hızlı yürüdüm eve….

Bunu atlamamam lazım….Bir merdivenin camı kırılmış…Böyle çatlak çatlak olmuş…Hani güvenlik açılsından hemen tuz buz olan ve öyle bir süre daha dayanan camlar vardır ya….İşte onlardan…Adamlar üstüne not yazmış…..Cam kırıktır..Lütfen dokunmayınız ve yaslanmayınız….Yaa diğer insanları bilmiyorum ama ben böyle notlar gördükçe deliriyorum…Ona dokunulmaması ve yaslanılmaması gerektiği zaten bir gerçek..Bunu bir gerizekalılar anlayamaz…Onlarda yazsa bile anlamaz zaten…İnsanlar not olmadan buna yaslanır mı ki diye düşündüm..Demek var ki yaslanan koymuşlar…Ofofofofo çok fena….Gene geldiler onu görünce…

Eve geldim koştura koştura….Krizden çıkana kadar bir süre odamda kalmayı düşünüyorum….

Scott Weiland gibi hissetmek….

Filed under:Müzik — posted by admin on @ 5:38 pm

Belki son günlerde çok fazla Stone Temple Pilots ve Velvet Revolver dinlememden kaynaklanıyordur ama kendimi Scott Weiland gibi hissediyorum..Yolda yürürken,bir yerde oturmuş birşeyler içerken,çakmağımı yakarken hatta gazete okurken bile….Adamın tipiyle benimkisi arasında alaka yok…Ama sanki Scott’a bakıldığında akla gelen şeyler sanki bana bakıldığında da geliyormuş gibi geliyor….Önce gay mi acaba diye bir şüphe…sonra yanına yaklaşıldıkça karizmatik….Ahahaha kendime karizmatik dedim sanki…Öyleyim demiyorum öyle hissediyorum dedim….Beğeniyorum lan kendimi var mı ahahah….

Gittim Gördüm : Yok Öyle Birşey…

Filed under:Kısa Öykü — posted by admin on October 5, 2007 @ 6:00 pm

Geçen gün öldüm ben…Böyle koydular beni yatağın üstüne…Elliyolar kaldırıyolar falan,hissediyorum ama tepki veremiyorum..Boktan bir durum yani..Birden içim mi geçti ne…İçimden birşey yukarı doğru yükseldi…Dedim bir tur atıym…Herkes orda…Elvis Presley,Marilyn Monroe,Kurt Cobain,Layne Staley…Ayrıca Aleko Daravanoğlu (dedem),Ayhan Erman (Dede dediğim mükemmel insan),Culi (rahmetli köpeğimiz)…Ve daha birçok canlı..Hepsi oturmuşlar geyik yapıyorlar…Dedim ne bekliyorsunuz…Dediler yaa yıllarca bekledik Araf,Cennet,Cehennem yok köprü zart zurt..Hala birşey çıkmadı…Bekliyoruz belki çıkar diye…..Şaşırdım tabii bende…Dedim bekleyeceğinize gelsenize geri yanımıza…Yok dediler…Bekliycez ..İnat etmişler…Dolandım biraz içerde..Kapıları açtım kapadım..Bu arada ne Latince, ne İbranice,Ne Arapça bir yazı içerde…Bildiğiniz İngilizce levhalar…Wrong Turn…Stop….Turn Left…..8O Km….Şaşırdım gene tabii…Bayaa bir takıldım orda…Baktım kimsenin geleceği yok…Dedem Kurt ile tavla atıyordu…Culi sıçmış batırmış bir köşeye…Durdum biraz muhabbet ettim…Layne Staley ile lafladım biraz…İstanbulluyum aslen Seattlelıyım dedim…Yemedi….

Bekledim bekledim ve gördüm ki Ne Tanrı var orda ne de Peygamber…Dedim ben geri dönüyorum…Dediler bekle gelcekler birgün..Yok dedim ben almıym…Okulu bitirip İtalya’ya gitcem ben dedim…Bastım geri döndüm….Demek istediğim arkadaşlar ölenle ölünmez :) Yani baktınız dönmüyor giden..Orada bekliyor demektir bu…Tabii intihar falan etmeyin görmek için..O zaman beden hasar aldığı için geri dönemiyorsunuz…

Saygılar Sevgiler…



image: detail of installation by Bronwyn Lace