Babama….
Her sabah elleri boş çıkardı evden..Ama akşam eve gelirken en azından bir ekmek olurdu elinde…Babaannesinin nasihatıymış…”Oğlum cebinde 5 kuruş bile olmasa eve gelirken,bir taş alıp torbaya koy,eve öyle gir..Eli boş geliyo evine demesinler…” ….Hiçbir zaman taş getirmedi evine,kimi zaman bir sürü güzel yiyecekler,karısına küçük bir hediye,oğluna küçük bir oyuncak ile girdi..Kimi zaman ise sadece bir ekmekle…Baklavalı kazağını giyerdi kışın,ya da oduncu gömleğini..Altında her zaman Levi’S 501…Takım elbiseyle görürseniz eğer anlayın ki ya toplantıya gidiyor,ya da düğüne…Sakalını kesmesin diye OrduEvi’nde kıyılan nikahlara gitmezdi…Oğluna sürekli okuyup adam olmasını ,kendisi gibi eşşek olmamasını söylerdi..Oysa oğlu onun eşşek olduğunu hiç düşünmedi..Gözünde bir kahraman gibiydi babası..Eve yaklaşırken kornayı belirli bir melodiyle çalardı..Kimse de çalmazdı Sarıyer’de onun gibi…TRT-1′de akşam saat 7 civarlarında bir video gösterirlerdi..Trafik kazaları üzerine…”Karısı sofrayı hazırlıyor,kızı evde oynuyor..Kapı çalınıyor o sırada…Babam geldi diye seviniyor küçük kızı..Kapıyı açınca polisi görüyolar..ve acı cümle… -Eşiniz kaza geçirdi,başınız sağolsun…” ..Hep korkardı oğlu o reklamdan..Tam babasının geleceği saatte çıkardı TRT’de…Bazen elinden tutar şirkete götürürdü…Bir sürü sekreter..Takım elbiseli adamlar…Laptop falan yok tabii..Daktilolar,he belki 2-3 bilgisayar..Onlarla da ne iş yapılır ya…O zaman yapıyolarmış ama..Bir amca vardı,bozuk paralar verirdi oğluna..Babası eşekse burada çalışanlar mı adam diye düşünürdü oğlu….Peki benimde böyle olmamı mı istiyor babam diye geçerdi aklından….Şirketin orda Kurdoğlu Pastanesi vardı…Tüm şirket çalışanları orda yermiş yemeğini…Adam gibi adamlar orda yiyorsa pahalıdır diye düşünmüştü çocuk….
O adam benim babam ve o çocuk da benim….Ve Kurdoğlu Pastanesi hep pahalı gözükmüştür bana…Basit bir pastane olmasına rağmen,hala pahalı gözükür dışarıdan gözüme….Ve babam…O benim için hala eşşek değil…Okuyorum,bir sürü profesör görüyorum….Kahve içmeye gittiğim yerlerde bir sürü Laptop’lı ,telefon kulaklıklı adam görüyorum…Onlara okumuş adam olmuş deseler bile babam eşşek olmuyor benim gözümde…Her dönem değişiyor ‘Adam olma’ kavramı…İlerde kimbilir nasıl olacak…Ama benim gözümde en adam hala oduncu gömleğiyle,baklava örgülü kazağıyla evden işe giden babam…Herşey’den önce ‘O’ olmak istiyorum…Her ne kadar pek sözünü dinlemesemde,bazı davranışlarına kızsamda ben ‘O’ olmak istiyorum…
Babama…..
2 comments »
Copy link for RSS feed for comments on this post or for TrackBack URI
Leave a comment
Line and paragraph breaks automatic, e-mail address never displayed, HTML allowed: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>
Nostalji yazılarını o kadar güzel yazıyorsun ki be Dimitri..
Biliyorsun değil mi, bu yazıyı babana götürüp versen ne kadar duygulanır, ne kadar ağlar…
Sevgini göstermenin zamanı şimdi.
Comment by Wendy — December 7, 2007 @ 2:00 am
cok iyi olmuş cok içten olmuş cok gercek olmuş (=
Comment by DEVRIM — December 21, 2007 @ 1:28 pm