Alfie üzerine…

Filed under:film inceleme — posted by admin on March 12, 2008 @ 2:04 am

p-alfie.jpgSarıyer’den Ferhat Paşa aylardır bahseder durur….’Olm şu Alfie’yi mutlaka izle,olm bak izle gör…’  Youtube’dan bir sürü link yollar,abi şu sahnesi önemli bak izle falan…Merak ettim haliyle..Dvdsini bulamadım,divxini bulamadım..Ama Mehmet bulmuş ve bu akşam nihayet izleyebildik…Dünyamız değişti….

Öncelikle her erkeğin izlemesi gerektiğine inandığım ders niteliğinde bir film…Huzurun yoksa sen de yoksun…Daha fazla bahsetmeye gerek yok…:) He tabii filmi izleyince gene cinler tepesine çıkmıyor değil insanın…’Abi niye Türkiye böyle,abi biz niye didiniyoruz,yok abi yok olmaz…’ Hafif depresyonla izlemeye başlarsanız sizi şizofreni öncesi ağır depresyona kadar sürükleyebilir ki bunun ilacı da ‘Sülpir’dir (Obssessive Compulsive Dissorder)  :)

Sienna Miller’a da saygılar :)

Ama ben Theodore’u yerim..:)

Filed under:Anı, Kişisel, film inceleme — posted by admin on February 24, 2008 @ 1:53 am

th.JPGAlvin ,Simon ve Theodore…Eskiden çizgi filmi vardı..3 tane fırlama sincabın öyküsü,rockstar olmaları falan:) İlkokuldayken Simon olmayı tercih ederdim,akıllıydı ya o ,bilimsincabıydı…Bugün okulda filmini izledik..Açıkçası güzel olacağını düşünmüyordum..Ama ama ama daha film başlar başlamaz ‘Bad Day’ çalmaya başladı ve orada kilitlendim…Sincap sesinden ilk defa dinliyordum ve onu gerçek bir şarkı olarak algılamaya başladım…’Aaa evet bunu Alvin Simon ve Theodore coverlamış’…diye geçti içimden bir anda…

Çocukluğuma döndüm izlerken,hissediyordum bunu…Yanımda oturan İsmail Hocam ve diğer arkadaşların da aynı şekilde izlediklerini görünce daha da bir keyif almaya başladım…

Ve o sırada  hissetmeye başladım..O kendimden utanmama neden olan duygusallık çöktü üstüme gene…Hayır gözlerim dolmamalı…Nasıl gizliycem…Ya niye böyle oluyor,animasyon bu niye duygulanıyorum…Hayır Theodore hayır ..Öyle bakma…Ne ne ne…Kabus gördün,yanında mı yatmak istiyorsun…Ama seni yerim ben yaaa..Yok o değil,yaşayan veya yaşamayan en zengin insan bile sahip olamaz ki böyle bir varlığa…Varlık derken…Yokluk mu demeliydim…?!

Alvin and the Chipmunks…Mutlaka izleyin..ya da soundtrackini dinleyin…Mutlaka :)

”The Heart is Deceitful Above All Things” üzerine

Filed under:film inceleme — posted by admin on February 18, 2008 @ 3:11 pm

heart_is_deceitful_above_all_things.jpgUcuzluk sepetinden dvdsini alma sebebim açıkçası oyuncu kadrosunda Asia Argento ve Marilyn Manson’ı görmemdi…Uzun süre de izlemedim filmi…Ama dün geceden sonra izlediğim başyapıtlar arasına koydum….Asia Argento’nun yönettiği ve oynadığı bir kitap uyarlaması…Olaylar bir fahişe olan annenin oğlunun velayetini alması ve onu bulunduğu ortamlara sokmasıyla çocuğun geçirdiği gerek psikolojik gerek cinsel evreler üzerine kurulu…Film gerçek bir hikayeden uyarlanmış gibi gözüküyor ama değil…Kitabın yazarı konuyu o kadar güzel işlemiş ve kurgulamış ki tüm kanıtlar gerçek hayattan alındığına yönelik…İlginç gelen ise kimi sahnelerde çocuğun yerinde olmak istiyor insan kimi zaman ise anneden nefret ediyor….Anne bir punkçı ve fahişe…Çocuğunu rock barlara sokuyor,rock şarkıları öğretiyor…Hani bir istek vardır ya rockçı gençlerde, keşke küçükken bir ablam abim olsaydı ya da ailem dinleseydi de ortamın içinde büyüseydim gibi…Ama tabii bu pembe bir hayalden ibaret bizim için…Çünkü filmde olayların sadece müzik olmadığını görüyoruz….Hayranı olduğumuz ve intihar etmiş rockstarların ki gibi bir çocukluk dönemi izliyoruz bu filmde..Uyuşturucu,sekse doymaktan ötürü başlamış sapıklıklar…gibi…Asia Argento’nun güzelliğine bir diyecek yok zaten :)  Bu tarz ağır ama konu işleyen filmlere ilgisi olan herkesin izlemesini tavsiye ederim….Asia Argento kimi sahnelerde Courtney Love’ı andırıyor,acaba ona dair birşeyler mi anlatmak istemiş belli değil…

Velvet Goldmine üzerine…

Filed under:film inceleme — posted by admin on December 18, 2007 @ 9:48 pm

Belki de izlediğim en iyi filmdir..Öyle olmasa bile izlediğim en iyi 5 film içine girdiği kesin…70leri anlatıyor Velvet Goldmine…İki pop idolünün başarısını,aşkını,cinselliği,70lerin kültürünü irdeleyen mükemmel ötesi film…..Filmi izlemeyenler bundan sonrasını isterlerse okumasınlar :)

Filmin gerçek hayata göre türevini alırsak :) Brian Slade ,David Bowie …Curt Wilde ise Iggy Pop …..Ne de olsa 7oler onların dönemleri…Filmde Brian Slade’in kurmaca bir suikastle kayıplara karışması ve yıllar sonra başka bir isimle çıkması ve bunu kimsenin farketmemesi ise David Bowie’nin Ziggy Stardust olarak uzun yıllar sahneye çıkması ama bir süre sonra takım elbiseli düzgün adam olarak konserler veriyor olması ile gayet paralelmiş gibi geldi bana…Curt Wilde’ın Iggy Pop olduğu ise gayet açık,en azından sahne performansından dolayı..Hele bir de TV EYE söyleyişi var ki ….

Brian Slade hayranı gazetecinin ise biseksüel olduğunu keşfetmesi ve konser sırasında Curt Wilde ile seviştiğini düşünmesi apayrı bir olay ki aslında orda kendini Brian Slade’in yerine koyuyor ….Brian Slade resimlerine bakıp masturbasyon sahnesi ise gerçekten insanı kilitliyor….

Bu filmden sonra ikinci düşündüğüm (ilki Bowie ve Iggy Pop’a olan saygımın daha da artması) 70lerin ne 60lardan etkilendiği ne de 80lere zemin hazırladığı ama kendi içinde dünyanın en güzel dönemi olduğu…..Tabii 70ler Türkiye’si ile kıyaslamamak lazım…:)

Filmden:

—-”Brian, Why make-up?”
— ”Why!?,because rock’n'roll is a prostitute!!!!”

—-”i like boys…i like girlz…they r all great, mr bbc”

Yeni Dönem Bunalım Bilimi Kurgusu filmleri …Donnie Darko üzerine…

Filed under:film inceleme — posted by admin on December 17, 2007 @ 1:10 am

Eveeeeet….Uzun bir aradan sonra sinema eleştirisiyle bir dönüş yapayım dedim….:) Öncelikle gençler arasında yaygınlaşmış,anlamayanın dışlandığı anlayanın ise yorumu felsefik ise entel olduğu normal bir yorum ise eleştirilere maruz kaldığı filmlere değinmek istiyorum…Donnie Darko,The Butterfly Effect,Requiem for a Dream……vb. Herkesin ağzında sakız olduğu için uzun süre izlemek istemedim ve bu gece izleyebileceğime kanaat getirdim Donnie Darko’yu….Film gayet güzel başladı falan…Biterken geçmişe doğru dönmeler çocuğun tv karşısında sızdığı sahne falan,yatağa gidişi derken aaaa jet motoru donnie’nin üstüne düşmüş…Evet film bitti benim anladığım çocuk olanları değiştirmek için çocuk geçmişe gidiyor ve motor onun üstüne düşüyor…Ne ailesi ölmüş oluyor ne kız arkadaşı ölmüş oluyor…Tabii ben böyle anladığımı belirttiğim zaman yeni nesil arasında ‘SALAK’ oluyorum…..:) Ekşisözlük’te bir sürü yorum var…Yok süper film,yok hayatın anlamı zart zurt…Tabii beğenmeyenlerden de bir sürü yorum gelmiş..Sonra beğenenler ile beğenmeyenler arası anladı anlamadı kavgası başlamış…..Olaya noktayı yönetmen ile yapılan röportaj koymuş:

Şöyle diyor:

“what does the movie mean, really? rk: i think, ultimately, it’s about accepting the inevitability of fate. accepting that there is a great master plan behind it all. and, whatever choices you make, you were meant to make those choices. and i think, ultimately, in the end, he’s enlightened.you can interpret the ending in two ways. that when he’s in bed, he’s laughing because he thinks it’s all a dream, and he’s just going to roll over and go to sleep because he thinks it’s all a dream. or he’s laughing because he’s enlightened because he’s seen the potential, and he’s had a vision, and he’s accepted…. he’s had a religious experience. and that’s greater and better than anything that we could comprehend. so, ultimately, i hope that it would be about enlightenment, more than anything else.”

Bu röportajı okuyunca en mantıklısı bu geliyor kulağa..Bende yönetmenin yalancısıyım….:)

Neyse açıkçası bu tarz yeni nesil bunalım-bilim kurgu filmleri beni pek sarmıyor….Yok yalnızım,yok kaybedenim….Hala A Clockwork Orange,Taxi Driver,Trainspotting ne bileyim bir Fargo olsun bu tarz filmlerin yerini tutan yapıtlar gelmedi….

Eğer son dönemlerin başyapıtlarından bir film izlemek istiyorsanız C.R.AZ.Y’yi izleyin derim….Gerçek hayata dair sorgulamalar…Yani evet bende yalnızım,bir zamanda yolculuk yapaydık ben de böyle yapardım inan ki diye düşündüren bir film değil….Baba-oğul ilişkisi,uyuşturucu,gençlik,aşk,cinsellik üzerine insanı düşündüren ve duygularını harekete geçiren sağlam bir baş yapıt….

Donnie Darko’yu beğenmemiş olmam ,bilinçaltıma birşeylerin kazınmış olmasından da olabilir!!!Bilemeyeceğim artık :)

Neden bu filmin son sahnesi beni ağlatıyor…..

Filed under:film inceleme — posted by admin on October 13, 2007 @ 4:29 pm

Türkan Şoray,Bulut Aras,Sener Sen,İlyas Salman,Adile Naşit gibi önemli isimlerin oynadığı ”Sultan” isimli filmde (Şener Şen deyişiyle Tultan ) bir final sahnesi var ki 1996′dan beri her izlediğimde ağlamaya başlıyorum….

Sahne şöyle: Minibüs şoförü çapkın Kemal,Sultan’ın arkasından koşar..Elinde bir kutu vardır…Sultan ona gelmemesini söyler ,taş atar…Kemalin kaşına gelir kan akar…O sırada Kemal’in Sultan’a bir bakışı vardır ki…Birinci darbeyi orda alıyorum işte…Ardından kavga etmeye başlarlar…Sonra o kutu birden Kemal’in elinden fırlar,havalanır ve içinden gelinlik çıkar…Sultan şaşırmıştır…Dimitri ağlamaktadır….:)

Geliyorum kendime sorduğum soruya…Niye 12 yaşımdan beri o sahnede her seferinde ağlıyorum ve her seferinde annem beni ağlarken yakalıyor ve niye her seferinde ‘’salak gene mi ağladın” diye soruyor ve niye her ağlama sonrasında ”ahahaha gene ağladım lan” diye kendimle dalga geçiyorum…Bunun sırrını çözeceğime yürekten inanıyorum…Belki reenkarne olmuşumdur da önceki hayatımda evlilikten dönmüşümdür falan..Bilemiyorum….

Hıyar sat,hıyar,hıyar,hıyar…hıyar sat

Filed under:film inceleme — posted by admin on August 26, 2007 @ 7:41 pm

Şener Şen ve İlyas Salman’ın başrollerini oynadığı ‘Dolap Beygiri’ isimli filmden Türkiye’de üniversite mezunu olmanın anlamını önemini belirten mükemmel bir replik…..

”Memur musun? Üniversite mezunusun demek…Çalışmakla olmaz..Hıyar sat,hıyar,hıyar,hıyar…Hıyar sat…Köşeyi dön..Hıyar sat…

Nitekim Ali isimli üniversite mezunu genç diplomasını el arabasına asıp hıyar satıyordu….Ben de aynı şekilde diplomayı tezgaha asıp ya pilav satmayı ya da hindistan cevizi ve ananas satmayı düşünüyorum…Cadde de prim yapar hem…Diplomalı ananasçı…Ya da mehmet kardeşimle ortak bir hıyarcı arabası alırız..Hıyarcı oluruz…Di mi Mehmet?
Mehmet: Evet abi…



image: detail of installation by Bronwyn Lace