Ne İsterler Bu John Ve Johnnyler’den…

Filed under:Kişisel — posted by admin on March 4, 2008 @ 12:50 am

 john.JPGKafama takıldı ve kuruyorum…

Bundan yıllar önce Chuck çıktı elinde gitarı Johnny B. Goode diye bağırıyor ,şarkı söylüyor…Sonra Bowie ‘John,I’m only dancing’ diye söylendi durdu…Sonic Youth aldı eline gitarı yıllar sonra..Başladılar onlar da ‘Hey Joni put it all behind you ,Hey Joni now I’ve put it all behind me too ”…Daha böyle bir sürü örnek var …’Hey Coni İndir Doni’ geyiğini de unutmamak lazım,az beynimiz yanmadı her duyduğumuzda….Peki kimdir bu John,Johnny veya Coni….Şarkılarda hep Johnny’ye bir dert yanmalar olsun,Johnny’yi övmeler falan….Aklıma ilk John The Baptiste  (Vaftizci Yahya) geldi…Kafamda bir bağ kurdum O ve şarkılar arasında…Tamam dindar biri değilim ama din tarihini iyi bilirim…Vaftizci Yahya, insanları vaftiz ederek ruhları arındırdığına inanılan,İsa’nın akrabası ve Hristiyanlık için önemli biridir…Hatta kafatası ve el kemiğini Topkapı Sarayı’nda görebilirsiniz…Neyse önemli olan adamın işlevi…Tabii bu durumda bizim ‘indir doni’ esprimiz ile vaftizci arasında yakından uzaktan bir alaka yok…:)

Acaba diyorum…Bu şarkılar yazılırken,yazan kişi birşekilde vaftizci ile mi konuşuyor…Onu arındırması için mi övüyor ya da arındırıyorsun da ne oluyor gibisinden bir feryat mı ediyor…Yaa büyük ihtimalle böyle bir olay yoktur ama nedense aklıma o geldi…Ve bu şekilde düşünerek şarkıları dinlediğim de çok daha ilginç geldi…Özellikle ‘Sonic Youth-Hey Joni’ de ki şu bölüm:

Tell me Joni, am I right by you?
Tell me how yr gonna lose this hard luck?
Hey Joni, when will all these dreams come true?
You’d better find a way
to climb down off that truck

Bilemiyorum açıkçası….Sanmıyorum da olacağını….

Ama ben Theodore’u yerim..:)

Filed under:Anı, Kişisel, film inceleme — posted by admin on February 24, 2008 @ 1:53 am

th.JPGAlvin ,Simon ve Theodore…Eskiden çizgi filmi vardı..3 tane fırlama sincabın öyküsü,rockstar olmaları falan:) İlkokuldayken Simon olmayı tercih ederdim,akıllıydı ya o ,bilimsincabıydı…Bugün okulda filmini izledik..Açıkçası güzel olacağını düşünmüyordum..Ama ama ama daha film başlar başlamaz ‘Bad Day’ çalmaya başladı ve orada kilitlendim…Sincap sesinden ilk defa dinliyordum ve onu gerçek bir şarkı olarak algılamaya başladım…’Aaa evet bunu Alvin Simon ve Theodore coverlamış’…diye geçti içimden bir anda…

Çocukluğuma döndüm izlerken,hissediyordum bunu…Yanımda oturan İsmail Hocam ve diğer arkadaşların da aynı şekilde izlediklerini görünce daha da bir keyif almaya başladım…

Ve o sırada  hissetmeye başladım..O kendimden utanmama neden olan duygusallık çöktü üstüme gene…Hayır gözlerim dolmamalı…Nasıl gizliycem…Ya niye böyle oluyor,animasyon bu niye duygulanıyorum…Hayır Theodore hayır ..Öyle bakma…Ne ne ne…Kabus gördün,yanında mı yatmak istiyorsun…Ama seni yerim ben yaaa..Yok o değil,yaşayan veya yaşamayan en zengin insan bile sahip olamaz ki böyle bir varlığa…Varlık derken…Yokluk mu demeliydim…?!

Alvin and the Chipmunks…Mutlaka izleyin..ya da soundtrackini dinleyin…Mutlaka :)

Pazar Günü Gezisi ve Deniz Müzesi

Filed under:Anı, Kişisel — posted by admin on February 18, 2008 @ 3:29 pm

17 Şubat…Pazar günü…Dışarda kar var,evde internet yok…Deliriyorum haliyle…Ne yapsam,ne yapsam..Dedim gideyim Kız Kulesi ve Galata Kulesi resimleri çekeyim…Aydınlatma projesi aldım ya hem tarihsel hem sanatsal…Ünlü olacağım ben :) Neyse…Başlamak lazım biryerden tabii..Beşiktaş’a kadar yürüdüm..Deniz Müzesi’ni gördüm..Hep görüyordum da hiç girmemiştim..E ayıp tabii 24 yıllık İstanbullu 2mi3,ayıp etmiş buraya girmemekle…Kapısında bir yazı..Saltanat Kayıkları Sergisi…Giriş ücreti Öğrenci : 1 ytl….Daha ne olsun…Hemen başladım ana binadan…Meğer bu ülkenin kökleri deniz üzerine ne kadar da ilgiliymiş, ve dolayısıyla gelişmiş…Tabii bir aydınlatma tasarımcısı olarak (daha olmadım olacağım) müze içi eserlerin aydınlatmasını beğenmedim…Gemi maketleri ve tablolar güzel ama göze hitap etmiyordu…Edemiyordu…Kafamdan geçti tabii ilerde buraya para talebinde bulunmadan bir proje çizerim :) Neyse o binadan çıktım bir yandakine girdim..İşte orda 6-7 metrelik 20-25 tane kayığın içinde kayboldum…Hepsi gerçek,hepsi zamanında kullanılmış..Atatürk’ün bindiği sandaldan tutun da Abdülaziz’in kayığına kadar…Kimisinin içine mankenler koymuşlar,giydirmişler dönem kıyafetlerini….Alayının gemi başları mükemmel bir incelikle tasarlanmış…Tabii Aydınlatma yok gene :)  Ama buraya da bir proje çizerim ilerde….İçeride ayrıca Bizanslıların yani dedelerimin Haliç’in ağzını kapatmak için koydukları zinciri de gördüm…..Ama o saltanat kayıkları..Herkes gidip görmeli,1 ytl zaten…Onları görün ve şu an yaşadıklarımızla bir karşılaştırın…Adamlar nelerle uğraşıyorlarmış biz nelerle uğraşıyoruz….Unutmadan…Gemilerin,kayıkların alayının yanında açıklamaları vardı,Türkçe İngilizce….İngilizce’de gemiye ‘She’ dediklerini gördüm çok hoşuma gitti..Onları birer kız olarak görüyorlar…Gerçekten de kız gibiler duruşları ve görüntüleriyle dönemlerinin en güzel kızları….

Oradan çıktım bastım gittim Ortaköy’e….Kahve içerken okuduğum dize çok hoşuma gitti…Sunay Akın’ın Kız Kulesi’ne bakış açısı….İstanbulu bir anne ve  kız kulesini bir biberon olarak belirtmiş,soğusun diye soğuk suda bekletilen…..

Bilgisayar laboratuarındaki memur okulun tatil edildiğini belirtti..Y.T.Ü işte…derse girdik çıktık okul tatil edildi…Yazıma ara vermiyorum burada sonlandırıyorum ki görsün millet bazı saçmalıkları :)

Fahişeden Sokrates Doğurtma Yöntemi

Filed under:Kişisel, Kısa Öykü — posted by admin on February 15, 2008 @ 7:52 pm

‘…İlk kez mi yapacaksın?Peki kız arkadaşın yok mu?Buraya ya umudu olmayanlar ya da doyumsuzlar gelir.”

Fahişe bu sözleri söylediğinde çocuk düşünmeye başladı.Umutsuz değildi,ama doyumsuz da değildi.Daha evvel yapmadığı birşey için nasıl istek duyabilirdi ki.”İçgüdü….Kediler,köpekler gibi…Peki ben neden burdayım.Ah evet,milli olmak,çevremde kademe atlamak…Yapınca değerli oluyorsun.Herkes başına toplanıyor.Kızlar bile…Merak ediyorlar…Nasıl birşeydi acaba…Onların işi de zor..Sahibini bekleyen ve mühürlü varlıklardı çoğu…Ama ya içgüdü.Peki bu ‘ne derler’ baskısı içgüdüden daha mı kuvvetli.Böyle böyle durdurdular insanlar kendilerini.Ve cinsellik bir beceri,bir lüks ve bazen bir vahşet haline geldi…Belki de herkesin bir hakkı vardı…Ama erken ama geç…Sabretseler kilit-anahtar uyumunda bedenlerini bulacaklardı.Ama ya toplum bunu engelledi,ya da insanlar acaba bu mu diyerek deneme-yanılma yoluna gittiler…”

 Çocuk bunları düşündükten sonra fahişenin yüzüne baktı ve teşekkür etti.Odayı terk ettiğinde kapıda bekleyen eniştesinin göğsü gururdan kabarmıştı.Çocuk hiç birşey söylemedi…Ya bazı şeylerin farkına vardı ya da tepki alır diye çekindi…Orasını bilemiyoruz….Ama fahişenin birkaç sorusu çocuğun bunları düşünmesine neden oldu..Tıpkı Sokrates’in doğurtma yöntemi (*) gibi..

(*) Doğurtma yöntemi:Sokrates felsefesine göre bilgi ve düşünceler doğuştan insanın içindedir.Kendisi varlığının farkına bile varmaz.Ama uygun sorularla o bilgiler ve düşünceler ortaya çıkarılabilir.)

..Peki ya Bowie Ölürse !!??

Filed under:Anı, Kişisel — posted by admin on February 13, 2008 @ 1:34 am

.bowie.jpg

”…Peki ya Bowie ölürse…E ne yapıcam  o zaman ben…Hiç konserini de izleyemedim…Offf…Kahramanım ya ölürse.’We can be Heroes’ hani…Ölmesin o…Peki ya ölürse…Cenazesine gidecek param var mı acaba?”  

   Hemen hesap cüzdanı kontrol edilir…”Kahretsin..Yetmez ki bu…Of ya ölmesin Bowie…”  Ağlamaya başlar 2mi3…Ne yakınlarını kaybetti ama böyle ağlamamıştı hiç…Ya da ya ölürse diye hiç düşünmemişti biri için…Bowie’yi bu kadar değerli kılan ne olabilirdi ki onun için? Rock’nRoll Suicide,Heroes belki de Rebel Rebel…Çok önemliydi onun için Bowie…Kaç aydır onun için bir yazı yazmak istiyordu ama beceremiyordu…Sığdıramıyordu kelimelere..Olmadı,beğenmedim,bu fena değil ama si.tir et….

O zaman Bowie için yazdığım yazı bu olsun…Ya da  olmasın…

 (Bir hafta evveline kadar yaşanmış gerçek bir olaydan)

2008 model 2mi3 El Kitabı

Filed under:Kişisel — posted by admin on January 2, 2008 @ 2:06 pm

2008′e girdik nihayet…Hayatımda pek birşey değişeceğini zannetmiyorum,gene okul,gene sınav,gene bilgisayar,yeni bir kızarkadaş,ondan ayrıl başka bir kızarkadaş,film indir,mp3 indir,her ay dergi al…

Tabii monoton geçeceğini bilmek,birtakım kararlar almadığım anlamına gelmez…Ama bunların hiçbiri yeniyıl için alınan kararlar değil…Hatta referans tarihi :2 ocak 2008 :)

Aldığım kararlar o kadar da önemli değil aslında,sadece çenemi biraz daha kapalı tutmaya ,sağlığıma biraz daha dikkat etmeye ve bir iki beladan kurtulmaya yönelik….2mi3′e yeni başlayanlar için el kitabımı sizlere sunuyorum….

2mi3 artık….
1-Din ve inanç konularını irdelemeyecek…Herkes için en iyi yol kendi bildiği yoldur..
2-Artık okulundan nefret ettiğini dile getirmeyecek,kim sorarsa iyi gidiyor,yakında bitiyor diyecek….Benden transkript isteyecek değiller ya….İsteyene kafa göz girecek…
3-Düzenli sigara içimine son verecek,cebinde sadece cafe creme,captain black,backwoods gibi puro tarzı ‘mini cigar’ bulunacak..Ondan da ayda bir paket alıp sadece kahvenin yanında kullanacak…
4-Kredi kartı kullanımına son verecek ve kredi kartından nefret edecek….
5-Okulda kimse ile muattap olmayacak….Varoşla varoş olmayacak..(zaten olmuyordu)
6-Telefon numarasını değiştirecek…Sadece kendi istediklerine verecek…
7-Taksim,Kadıköy,Beşiktaş out……Ortaköy,Bebek,Emirgan in….
8-Erken yatacak,erken kalkacak..
9-Bunlardan birinin ihlali durumunda sistem kendi kendini imha edecek….
10-Para toplayacak,az yiyecek,az zıçacak,çok zengin olacak…
11-Daha çok kültür,daha çok sanat…
12-Facebook’tan daha da nefret edecek..
13-Ailesiyle iyi geçinecek,gene insanın tek varlığı ailesi…
14-Gaza gelmeyecek..
15-Gaza gelmemek için gaza gelmiycek…

2008′de 2mi3′den beklenen özellikler bunlar….Artık böyle,işine geliyorsa milletin…İpimle kuşağım, ————– (fill in the blanks)

Yaşamımın aynası niteliğinde bir resim….

Filed under:Kişisel — posted by admin on May 16, 2007 @ 7:39 pm

Aslında böyle bir yazı yazmayı düşünmüyordum ama resmi görünce dayanamadım..Beni en iyi özetleyen resim bu olsa gerek…Saç,sakal,t-shirt,gömlek,içkiler…Hepsi ayrı ayrı beni anlatıyor…

Saçı uzun sever…Rüzgarda hissetsin diye…Sakalı uzundur…Bizanslı dedelerinden bir miras….T-shirt hayal dünyasında yaşadığının göstergesidir,süper güçleri olduğuna inanır….Gömleği Seattle sevgisini yansıtır…Farklı tarzlar dinlesede o ruhtan ayrılmaz….İçkiler malum…Eksik olmasın hayatından hiçbir zaman…:)

previous page


image: detail of installation by Bronwyn Lace