Feriköy'de Bir Şövalye, Bir Japon Tüccar, Bir Topograf

         Bugün (23.06.2021), 2mi3museum projesi kapsamındaki bir araştırmam için Feriköy Protestan ve Pangaltı Latin Katolik mezarlıklarını ziyaret ettim. İzinde olduğum kişileri ararken, daha evvelden tandığım Istanbul'un birçok önemli ismiyle karşılaşıp, daha evvel bilmediğim başka önemli kişileri de öğrendim.

         Doğma büyüme bir Istanbullu olarak, Feriköy Protestan Mezarlığı'na ilk defa gitmiştim. Malum, pandemi zamanındayız, ve mezarlığın kapıları kapalı. Fakat kapıdaki numarayı arayıp, ziyaret sebebimi söylediğimde içeri girmeme izin verildi. Feriköy Protestan Mezarlığı'nda aradığım ismi bu yazıda söylemeyeceğim; bu tamamen 2mi3museum projesine ait bir araştırma. Fakat burada gördüklerim o kadar enteresan ve önemliydi ki, bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Neden mi? Çünkü bu mezarlıkta, Henri Maurice Rampacher isminde bir şövalye,  Bomonti Bira Fabrikası'nun kurucusu Franz Carl Bomonti, eski Istanbul kartpostallarının editörü Max Fruchtermann, yazar John Freely ve bana çok enteresan gelen Eiichi Nakamura isminde bir Japon tüccarın ailesi yatıyor.

 

         Her ne kadar bu mezarlıkta ben araştırdığımı bulamasam da, burada gördüklerimi araştırarak kendime not edinmek ve sizlerle paylaşmak istedim. Franz Carl Bomonti, Max Fruchtermann ve John Freely'e dair çok fazla kaynağa ulaşabileceğiniz için, bu önemli isimlere bu yazıda yer vermedim. Ama Henri Maurice, Eiichi Nakamura ve Latin Katolik Mezarlığı'nda karşılaştığım Pervititch ve Botter Ailesi'ne değineceğim.

Henri Maurice Rampacher: Feriköy'de Bir Şövalye

        Feriköy Protestan Mezarlığı'nın en görkemli mezarı, Henri Maurice Rampacher'e aitti bana göre. Zaten beni çok sıcak karşılayan mezarlık görevlisi de, şövalyenin mezarını özellikle vurgulamıştı. Peki kimdi Henri Maurice? Akşam eve geldiğimde, ilk işim bu mezarlıkta yatanları öğrenebileceğim kaynakları aramak oldu. Şansa 2021 yılında basılmış harika bir kitaba ulaştım. Şansıma diyorum, çünkü normalde araştırmalarım bu kadar çabuk sonuç vermiyor. Bu kitap, Brian Johnson ve Richard Wittmann tarafından yazılmış 'A Brief Guide to Istanbul’s Feriköy Protestant Cemetery' başlıklı bir kitaptı ve içeriğinde tüm sorularıma aradığım cevabı bulabilmiştim - izini sürdüğüm isim hariç.

Henri Maurice Rampacher

        Kitaptaki bilgiye göre, Henri Maurice Rampacher Feriköy'ün en büyüklerinden, Belçikalı bir tüccardı ve 1816-1866 yılları arasında yaşamıştı. Antwerp'te doğmuştu Henri. Istanbul'da bir ithalat şirketi kurmuş ve Belçika-Osmanlı ticaretini en iyi şekilde kurduğu için Leopold Nişanı ile ödüllendirilmişti, ve bu da onu bir Leopold Şövalyesi yapmıştı. Ayrıca Osmanlı devletine hizmet için yabancılara verilen bir imparatorluk onuru olan Mecidiye Nişanı'nı da almıştı. Henri Maurice Rampacher'in mezarı, ölümünden bir yıl sonra eşi tarafından, Napoliten sanatçı Ernesto Cali'ye yaptırılmıştı.

Eiichi Nakamura: Bir Japon Tüccar

        Bir mezar taşı, görür görmez dikkatimi çekti, Feriköy Protestan Mezarlığı'nda. Nasıl çekmesin? O kadar Latince karakter arasında Japonca harfleri farketmemek elde değildi. Neden buradaydı bu mezar, kimdi bu insan?

Eiichi Nakamura

        'Japonya'da doğuyorsun, Istanbul'da ölüyorsun, Feriköy'de Protestanlar arasına gömülüyorsun ve yüzyıl sonra bir Rum çocuk tarafından farkediliyorsun. Kimsin sen?' diye düşünmeye başladım ve bütün gün bu düşünceyle yürüdüm. Eve varır varmaz araştırdım bu kişiyi, ve hemen yukarıda Maurice'in bölümünde bahsettiğim kitapta buldum: Nakamura Mezarı... Eiichi Nakamura'nın ailesine aitti bu mezar. Eiichi, 1893'te açılmış Istanbul'un ilk Japon ithal mağazasını, Nakamura Shoten'i, 1906 yılında idare eden bir tüccarmış. İpek, çay, porselen konusunda ünlü olan Nakamura Shoten, ayrıca Japon turistler için de turlar düzenler ve onlara lokal bilgiler verirmiş. Burası, Rus-Japon Savaşı (1904-5) sırasında, Japonya'nın kurduğu istihbarat toplama ağının merkezi haline gelmiş. 1909 yılında eşi ve büyük oğlunu tifodan kaybeden Eiichi, onları Feriköy Protestan Mezarlığı'na gömdürmüş. Birinci Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla, dükkanı kapatıp Japonya'ya dönmeden evvel her Pazar günü ailesini burada ziyarete gelirmiş. Bu bilgilerin hepsine Brian Johnson ve Richard Wittmann'ın kitabından ulaştım. Bütün gün beynimi kurcalayan bu mezar taşı, araştırmamla birlikte bana çok ilginç bir yaşam hikayesi öğretmiş oldu.

Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı'na Doğru...

        Feriköy Protestan Mezarlığı'ndan çıktıktan sonra, hemen karşısında yer alan ve ailemin İtalyan üyelerinin yattığı Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı'na doğru yürüdüm. Ailemi ziyaret etmek istediğimi söyleyip içeri  girdiğimde, mezarlığı uzun uzun dolaşmak ve taşlarda yazılı isimleri okumak istedim. 'Mezarlık taşlarını okumak iyi değildir' demişti bir arkadaşım çok eskiden. Ben öyle düşünmüyorum açıkçası, anmak, anılmak güzeldir... Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı'nda birçok ünlü isimle karşılaştım, ama bu notlarımda sadece ikisinden bahsedeceğim. Pervititch ve Botter'den...

Jacques Pervititch: Bir Topograf

        Jacques Pervititch'in benim için önemi büyüktür. Çünkü 2mi3museum için araştırmalar yaparken onun 1922-1945 yılları arasında çizdiği haritalar bana büyük bir kaynak oluşturmuştu. Ortaköy'de ailemin bir dönem sahip olduğu taş köşk ve bahçeyi onun haritalarında bulmuştum. Hatta ailemin geçmişte yaşadığı başka yerleri de...

        Peki kimdir Jacques Pervititch, bu haritaları bilinen ama ismi akla gelmeyen değerli insan? Jacques, Hırvat asıllı bir haritacı olup 1877 yılında Dubrovnik'te dogmuş ve dört yasında ailesiyle birlikte Istanbul'a göç etmistir. Müsemma Sabancıoglu'nun arastırmasına göre, Galata'daki Saint Pierre İlkokulu'na gitmiş ve Saint Joseph Koleji'nden mezun olmuştur. Binaları şekilleriyle çizdigi için Jacques Pervititch, bugün bize o binaların biçimini zihnimizde canlandırmamıza yardımcı olmaktadır. Bu yüzdendir ki, Pervititch Haritaları sadece sigorta haritaları degil, eski Istanbul'da dolasmak için de harika kaynaklar olmuslardır. Pervititch ve haritaları hakkında daha fazla bilgi için daha evvel yazdığım yazıya bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://tr.2mi3museum.com/pervititchmaps

Jacques Pervititch

        Gelelim Pervititch Ailesi'nin mezarına. Bu mezar bildiğim kadarıyla yakın zamanda temizlenmiş ve restore edilmişti. Pervititch aile mezarında, beş aile üyesi ebedi istirahatında. Mezarın bana en dokunan  kısmı ise, 1911 yılında doğup 1925 yılında, 14 yaşında ölen Henry Pervititch ve postmortem fotoğrafı...

Henry Pervititch
Apartmanı gibi ihtişamlı Botter Aile Mezarı (?) :

        Şövalye, Japon tüccar, topograf dedim ve şimdi de sıra terzide... Son yıllarda, sosyal medya üzerinde Istanbul'u ve özellikle Beyoğlu'nu inceleyenlerin gözde mekanlarından biridir Botter Apartmanı. İstiklal Caddesi üzerinde, İsveç Konsolosluğu'nun yanında, 1900'lerde Raimond D'Aronco tarafından inşaa edilmiş, dikkat çekici bir yapıdır. Istanbul'un asansörü olan ikinci yapısıdır ( ilki Pera Palas Oteli ). Botter Ailesi'ni ünlü yapan, II.Abdülhamit döneminde sarayın terzisi olan Hollandalı Jean Botter'dır. 1900'lü yıllarda Istanbul'da yaşayan Botter Ailesi, oğullarının vefatı üzerine çok üzülmüş ve ardından Paris'e göç etmiştir.

        Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı'nda dolaşırken, bir ev tipi mezar, süslemeleri ve kapı yapısıyla dikkatimi çekti. Bu yapıyı görür görmez aklıma Botter Apartmanı geldi. Gerçekten de kafamı kaldırıp baktığımda üstünde 'Famille Botter' yazıyordu. Şaşkınlığımı gizleyemedim, adeta beni bulmuş gibiydi. Ama hala da emin değilim bu mezar ihtişamlı apartmanı ile ünlü Botter Ailesi'ne mi ait acaba? Aile Paris'e göç etmiş ama Istanbul'da yaşadıkları dönem, aileden vefat edenleri buraya gömdüler diye düşündüm. Pangaltı Latin Katolik Mezarlığı ile ilgili kaynaklarda, burada yatan ünlü levanten aileler içerisinde Botter ismi geçiyor ama başka bir detay vermiyor.

Botter Ailesi

        Hislerime güveniyor ve buranın ihtişamlı Botter Apartmanı sahibi ailenin, bazı üyelerinin yattığı mezar olduğunu düşünüyorum. Bu mezar ve aile ile ilişkisi hakkında net bilgi sahibi olanlar bana çekinmeden ulaşabilir. 

Botter Ailesi

        Istanbul gerçekten inanılmaz bir şehir. Burada sizlerle paylaştığım notlarımda bile, Istanbul'un ne kadar önemli, her yerinden tarih, kültür fışkıran bir şehir olduğunu bir kez daha anlayabiliyorum. Sürekli mozaik diyoruz ama bu mozaiğin farklı taşlarını sayarken bile güçlük çekiyoruz. Bu mezar gezilerinde, İtalyan, Alman, Fransız, Hollandalı, Belçikalı, Japon, İngiliz, Yunan, Ermeni...birçok farklı milletten insana denk geldim. Kimisi bir dönemler ne kadar da önemliymiş, kimisi bugüne ne kadar çok zenginlik bırakmış. Sadece bir mezarlık deyip geçmemek lazım, o taşlardaki isimleri okuyup peşlerine düştükçe bambaşka bir tarih çıkıyor ortaya...

23 Haziran 2021

 

Yazan : Dimitri Daravanoğlu

Fotoğraflar : Dimitri Daravanoğlu

Kaynakça: 

1-) http://www.ferikoycemetery.org/visitor-guide/

2-) https://tr.2mi3museum.com/pervititchmaps

3-) https://tr.wikipedia.org/wiki/Botter_Apartman%C4%B1

4-) https://tr.2mi3museum.com/testimonies